Eski Tatar Geleneklerinden “Aulak Öy”

Kazan Tatarları’nın kültürel mirası geniş yelpaze şeklinde çeşitli gelenek ve görenekler araçılığıyla karşımıza çıkmaktadır. Bugünki yazımızda bahsettiğimiz gelenek örneklerinden olan, sosyalleşme mahiyetini taşıyan “Aulak Öy” geleneği hakkında söz edeceğiz.

Tatarca’da “Aulak Öy” serbest ev anlamına gelmektedir. XIX. yüzyılın sonunda XX. yüzyılın başında “aulak” terimi ev sahipleri olan anne-babanın evde olmadığı vakitler gençlerin oyun ve eğlence düzenledikleri eve verilen isme dönüştü. Genç kızların büyükler olmadan kaldıkları tenha yerlere de “aulak” deniliyordu. Genel olarak gençler anne babası misafirliğe, pazara veya kendi işleriyle başka bir yere gitmiş bulunan kızın evinde toplanırlardı. İlk başlarda bu toplantılar kızların bir araya gelip bir iş veya çalışma yapmaları için düzenlenirdi. Örneğin kızlar bu toplantılarda örme, dikme vs el işleriyle meşkul olurlardı. Mola verdikleri zaman birlikte yemek yerler, çay içerler, şarkı söyleyip, dans edip, oyun oynayıp eğlenceli şekilde vakit geçirirlerdi. Bu tür toplantılar sık sık gece yarısına kadar devam ederdi.

Eski zamanlarda Tatarlar çoğunlukla köylerde yaşamıştır ve ekseriyetle “Aulak Öy” bir köy geleneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde şehirleşme ve köyden şehre taşınma akımları hızlandığı için şehirde yaşayanları sayısı arttı ve güzel gelenek maalesef unutulmaya başladı. Elbette, bu geleneği canlandırmak Tataristan’da farklı teşebbüsler yapılmakta. Örneğin Tataristan Devlet televizyon kanalı olan TNV’de “Aulak Öy” adını taşıyan halkın eski folklor geleneklerinin eskide nasıl gerçekleştiğini canlandırıp o günün motifleriyle gösterilen program da yapılmıştı.

Bazı köylerde “aulak” hafta içi köyün ortasında düzenlense, sonraki haftalarda köyün kenar bir kısmında düzenlenbilirdi. Bu yüzden genç oğlanlar köyün bir ucundan diğer ucuna dolaşıp, acaba, hangi evde bu sefer “aulak öy” var diye ev pencerelerine bakarlar ve aradıklarını buldukları zaman pencerenin dibinde dikilirlerdi. Kızlar bu etkinlikten gece saat 11-12’lerde evlerine dağıldıkları için bir birini eve kadar geçirirlerdi ve yanlarında “aulak öy”de düzensizlikler yapılmaması için mutlaka bir yaşlı teyze bulunurdu. Bazen anne baba kızlarına dinlenme, deşarj olma ve eğlenme imkanı vermek için mahsus evden birkaç günlüğüne giderlerdi.

Yukarıda belirttiğimiz üzere bu tür etkinliklerde kızların yanında düzen ve nizama bakan yaşlı bir teyze bulunurdu. Genel olarak o ev sahibinin akrabası veya aile dostudur. O teyze kızlara masal, moral ve etik konularını içeren nesihat verici öyküler ve hayattan alınan öğüt ve terbiye verici olayları anlatırdı.

Bazı köylede “Aulak Öy” için kızlar kendileriyle el işleriyle birlikte yemek te getirilerdi. Fakat bazı köylerde sırf eğlence yapmak ve oyun oynamak için toplanırlardı. Oyunların devamlılığı ve türleri de bölgeye göre farklılık gösterirdi. “Aulak Öy”e hatta komşu köyden katılan kızlar da bulunurdu. Zamanla, tabi ki, bu gelenek tamamen eğlence için düzenlenmeye başlıyor ve etkinliğe genç erkeklerde katılıyor. Böyle bir transformasyonu geçirerek bu etkinlik gençlerin bir araya gelip tanıştığı, kaynaştığı bir ortama dönüşüyor ve böylece gençlere sosyalleşme kapısı açılmış bulunuyor. Dinlerine çok bağlı olan Tatarlarda evli olmayan bir kızla erkeğin bir arada tek başlarına bulunması müsade edilmediği için “Aulak Öy” bu şartlarda din ve şeriatın dışına çıkmadan gençlere bir birileriyle tanışma ve kaynaşma olanağı sağlamaktaydı. Eskiden, evliliklerin çoğu, hatta neredeyse tamamı, görücü usulle yapıldığı için “Aulak Öy” dini, zamanı, şartları ve geleneği uzlaştıran bir unsur haline dönüşmüştü.

Oyunlar

“Körebe”

Bu tür etkinliklerde oynanan en populer oyunlardan bir tanesi körebe oyunudur. Söz konusu oyuna Tatarcada “sukır teke” (köz teke), “küz beyleş” (göz bağlama) vs gibi isimler verilmiştir. Oyuna katılan birisinin gözleri örtüyle bağlanıyor ve kendi etrafında birkaç defa döndükten geri kalan katılımcılar kaçtıktan sonra gözü bağlı olan kaçanları yakalamak zorundaydı. İşin ilginç bir tarafı oyuna katılan herkes ayaklarına yün çorap giymeliydi ve böylece adım sesleri önlenmiş oluyordu. Oyundaki başka ilginç bir nükte de eğer gözü bağlı olan erkek ise evdeki mahzen açılırdı ve oraya yastıklar atıldıktan sonra mahzenin üstü kilimle örtülürdü. Onyuna katılan kızlar gözleri bağlı olan erkeği mahzene düşürmeye çalışırlardı o da düşmemek için duvarlara yakın durmaya çalışırdı. Nihayet, erkek mahzene düştüğü zaman herkes güler ve oyun sona ererdi.

“Yözek salu”

Etkinlk esnasında oynanan diğer populer oyunlardan bir tanesi ise “Yüzük koyma” oyunudur. Bu oyunda başka oyunlara nazaran herkesin kendi rolü bulunmaktadır. Katılımcılardan birisi seçilip öküz taklidini yapardı. Oyunu yöneten diğer katılımcılara soruyor: “Öküz kaç yaşında?” Diyelim ki “Üç yaşında” diye cevap verirlerdi. Bu demek oluyor ki, öküz taklidini yapan birisinin üç kere yanılma şansı vardır. Bundan sonra katılımcılar yan yana oturular ve birleştirilmiş ellerini öne doğru uzatırlar, “öküz” ise kenarda durur. Sonrasında yönetici oturanlara yüzüğü paylaşıyormuş taklidi yapar, ama bu esnada da gizlice birisinin avucuna yüzüğü koyar. “Öküz” de yüzüğün kimin avucunda olduğunu bilmesi lazım, daha önce de belirlendiği gibi üç kere yanılabilir. Eğer yüzüğün kimde olduğunu doğru bilirse o kişi “öküzün” yerine geçer ve oyun tekrar başlar. Fakat yüzüğün kimde olduğunu bilemediği takdirde, kaybeden “öküze” diğer katılımcıların belirlediği farklı “cezalar” verilir. Örneğin, horoz taklidi yapmak, başkaların verdiği bulmacayı çözmek, dans etmek veya şarkı söylemek. Elbette bu oyunun kurallar açısından biraz başkalaşmış şekilleri de mevcuttur ve bölge ve yöre açısından farklılık gösterebilir.

“Taklit oyunnarı”

Genel olarak bu oyunda gençler arasından seçilen birisi giyim kuşamını değiştirerek eğlence amacıyla yaşlı teyzeyi veya köyde meşhür olan birisini taklit ederek farklı şakalar ve eylenceli öyküler anlatır. Belki de “Aulak Öy” esnasında oynanan bu oyun kültürel açıdan Tatarlara tiyatro sanatının gelmesi ve aralarında yaygınlaşması için verimli zemin hazırlamıştır. Günümüzde de Tatarların tiyatroya ve farklı oyun sahnelerenie olan merakı fevkalede büyüktür.

Aslında “Aulak Öy” genç kız ve oğlanları terbiye etme ve gelecek aile hayatına hazırlama niteliğini taşımıştır. Etkinlik esnasında anlatılan öğüt ve nesihat verici öyküler, masal ve efsaneler, söylenilen şarkı veyahut ilahiler genç nesli terbiye etme mahiyetinde tüm bunlar fevkalede büyük bir rol oynamışlardır. Bunun dışında bütün bunlar insanların kültürel, sosyal, ruhani ve diğer gereksinimlerini karşılarken aynı zamanda zengin Tatar kültürünün cevherleri olan değişik asıl taşlarıyla da tanıştırmışlardır. “Aulak Öy” toplumsal yaşam kuralların öğretmiş ve nesiller arası köprülerin oluşması akrabalık ve milliyet bağlarının pekişmesi için olanak sağlamıştır. Şiir, şarkı, masal, efsane gibi kültürel mirası topluma geri kazandırmıştır.

Yazan : B. Nogmanov

TG – TataristanGezi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir