Tataristan’da İdil (Volga) kenarındaki köyde bir gün

Herkes için şehir hayatından sıkıldığında gidecek bir köyü olması harika bir şeydir. Hele bu köy İdil (Volga) nehri üzerinde tertemiz bir havaya sahipse… Nisan ayının son haftası bir Pazar günümüzü böyle bir köyde misafir olarak geçirme fırsatı bulduk.

Tataristan’ın başkenti Kazan’a 41 km kadar güneydoğusundaki Rajdestveno adlı köydeydik. Ruslar ve Tatarların birlikte yaşadığı bu güzel köy, İdil Nehrinin Myoşa adlı kolunun hemen yanına kurulmuş. Tatar sakinlerinin çoğunu Kireşin Tatarları olarak adlandırılan Hristiyan inancına mensup Tatarlar oluşturuyor. Küçük bir kilisesi de bulunan bu köyde balıkçılık çok rağbet gören bir hobi.

Kışın donan nehrin üzerinde yürünebiliyor. Yüzlerce metre ileriye buzun üzerinden yürüyerek giden balıkçılar açtıkları küçük deliklerden avlanabiliyor. Daha bir ay önce gittiğimizde üzerinde gezindiğimiz buzdan eser kalmayan gölü görünce epey şaşırıyoruz tabi. O zaman yaptığımız gibi hemen video çekiyoruz.

Bu coğrafyada uyanan bahardan burası da nasibini almış. Beyazın yerini yeşil almış. Rusya için söylenen bir deyim var:”Rusya’da aslında iki mevsim vardır. Birisi beyaz kış, biri de yeşil kış” diye. Bu esprili deyime rağmen hava gayet sıcak.

Özellikle kamp tutkunları için biçilmiş kaftan bu yer. Hem de bu mevsimde. Özel araçla gelinebileceği gibi şehirden buraya Rusça’da marşutka diye isimlendirilen dolmuşlar da çalışıyor. Nehrin hemen yanında ormana da çok yakın olan köyde Tatar ve Rus sivil mimarisinin örneklerini incelemek; böyle bir köye ilk kez gelen arkadaşımızın tespitiyle: “Safranbolu’da dolaşıyormuş hissi veriyor.”

Bizi köye davet eden arkadaşımızın eşinin ailesine ait olan yaklaşık yüz yıllık bir eve misafiriz. Yakın zamanda tamamen yenilenecek evde bazı eşyaların yerinin değiştirilmesine yardımcı oluyoruz. Ardından Tatar ve Türk usullerinden harmanlanmış kendine has formülle terbiye edilmiş şaşlık ile mest oluyoruz. Şaşlık, Tatarların et şişe verdiği isim. Rusça’da da bu isim kullanılıyor. Bizdekinden farklı olarak biraz daha büyük parçalar halinde pişirilip etin iç kısmının daha sulu kalması tercih ediliyor.

Köyde dikkat çekenlerden birisi de gelip geçen arabalar oluyor. Ferrari’ler, Chevrolet’ler… benim aklıma bizim köyün Renault 12’leri ile Toros’ları geliyor. Köyün bazı sakinleri her sabah 41 km’lik yola rağmen Kazan’daki işlerine buradan gidip geliyorlar. İdil kıyısında harika manzaraya sahip bu köyün arsaları ve evleri oldukça kıymetli tabi. Hatta İdil’in tam kıyısında bir evin mimarisinden çok etkileniyorum. Johny Deep’in başrolünde oynadığı Stephan King romanından uyarlanan Secret Window filmindeki evi de andıran tam bir yazar evi görünümünde çünkü. Giy röpdeşambrını, yazar tıkanmanı yaşa… Sonra nehre bak ve yaz…

İçerik : Ahmet Balcı

TG – TataristanGezi.Com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir