İdil Bölgesi’nin İnci Taşı – Şeremetev Şatosu

Tataristan’nın tarihi ve kültürel sınırları bugünki coğrafik konumundan daha da geniş olmakla birlikte etrafındaki günümüzde Rusya bölgeleri olan Çuvaşistan, Mari El, Udmurtiya, Samara, Saratov gibi diğer bölgeleri de kapsamaktadır. Bahsedilen bölgelerin bazıları öncelikle Kazan Hanlığı ve sonrasında Kazan Eyaleti topraklarının bir parçası halinde idiler. Bu yüzden Kazan’ı, tarihini, kültürünü ve genel olarak İdil Bölgesini anlamak açısından sadece Tataristan’la sınırlı kalmayarak etrafındaki bölgeleri de görmekte ve ziyaret etmekte yarar var. Zira gezilecek ve görülecek yerler epeyce çoktur.

Bu yerlerden bir tanesi Tataristan’nın kuzeybatı komşusu olan Mari El Cumhuriyeti’nin Yurino kasabasında yerleşmiş olan ve İdil Bölgesi’nin İnci Taşı sayılan Şeremetev Şatosu’dur. Şato İdil nehrinin kenarında, meşhur Mari ormanlarının yakınında ve doğa açısından muazzam bir yerleşkeye sahiptir. Şato’nun güzel konumu ve sahiplerinin misafirperverliği zamanında buraya ünlü Rus yazarlarını, ressamlarını ve sanatçılarını çekmiştir. Misafirlerin arasında mühteşem Rus ressamı marinist İvan Ayvazovski’nin sıkça bulunması dikkat çekicidir.

Tarih

Şeremetev Şatosu tarihinin başlangıcı olarak 1812 yılı olduğunu düşünebiliriz. Bu yılda Nijniy Novgorod Eyaleti’nin en zengin tüccarlarından biri olan Vasiliy Şeremetev Yurino kasabasını satın alıyor. Kendisi Deli Petro’nun meşhur Alan Mareşalı Kont Şeremetev’in torunlarındandır. Yurino satın alındıktan sonra burada bazı binalar inşaa ediliyor, fakat aradan 52 yıl geçtiğinde 1874 senesinde burada şato inşaatı başlamaktadır. İnşaat epeyce uzun sürüyor ve ancak 1915 senesinde Vasiliy Şeremetev’in torununun torunu olan Peter Şeremetev’in vefatına bir yıl kala tamamlanıyor.

Şato Alman mimarı Rudolf Müller projesine esasında Yeni Gotik tarzında inşaa ediliyor. İnşaat uzun sürdüğü için üzerinde Alexander Shtern, Sergey Rodionov, Alfred Parland ve Pavel Malinovski gibi mimarlar çalışıyor. Bu yüzden şato mimarisinde Gotik, Doğu, Roman ve Eski Rus tarzlarının organik bir karışımını görmek mümkündür. Şatonun mozaik tabanlarını yaptırmak için özel olarak Erme Kristofoli çağırılmıştır.

Şatoda yüze yakın oda bulunmakta ve herbirinin kendine özgü fonksyonu olmuştur. Bunlar arasında zengin silah koleksyonunu barındıran “General Skobelev’in Odası”. Elbette Orta Asya’nın Rusya İmparatorluğu’na eklemlenmesini sağlayan meşhür Rus “Beyaz” Generali Mikhail Skobelev’in Şeremetev Şatosu ile hangi bağlantısı var sorusu ortaya çıkabilir. Buna cevaben şunu diyebiliriz, şatonun son sahibi olan Peter Şeremetev’in annesi Olga Şeremeteva General Mikhail Skobelev’in kız kardeşidir ve General sık sık şatoda misafir olarak kabul edilmekte ve hatta odalardan bir tanesi onun ünlü silah koleksyonunu barındırmaktadır. Şatonun Doğu tarzında yapılmış ve ekseriyetle Fars tarzını andıran diğer “Doğu Odası” dikkat çekmektedir. Özellikle odadaki İtalya’dan getirilmiş mermer kolonnar ve mermer tabandaki Arap motifleri. Bular dışında şatoda “Resim Galerisi” ve “Meşe Odası” da bulunmaktadır. Resim Galerisi’nde yüzlerçe yerli ve yabancı ressamlara ait tablolar sergilenmektedir. Aralarında hatta El Greco ve Rembrandt’ın yaptığı tablolar da yer almaktadır. Şato sahiplerinin odaları kendi aralarında spiral merdiven geçişleriyle bağlanmaktadırlar.

Şato dışında taş çit, hizmet binaları, parter ve manzara parkları ve de göl gönümüze kadar gelmiştir. Parkla birlikte arazı 45 hektarı geçmektedir.

1917 Rus İhtilali sonrası şato Soviyet hükümetinin yönetimine geçiyor ve burada önce sanatoryum ve sonrasında dinlenme tesisi oluşturuluyor. İkinci Dünya Savaşı esnasında burası

hastahane olarak kullanılıyor ve şatonun bir kısmında Moskova’daki yönetici kesimin akrabaları yerleştiriliyor. Bazı rivayetlere göre savaş esnasında burada Josef Stalin’in kızı da kalmıştır.

Soviyetler Birliği dağıldıktan sonra 1990’larda şato neredeyse harabe haline geliyor ve yok olmanın eşiğine dayanıyor. Günümüzde ise restorasyon işleri devam etmektedir. Şato Federal Mahiyetteki Mimari Anıtlar Listesine girmiş ve artık bakımını Rusya Federasyonu ile birlikte Mari El Cumhuriyeti Hükümeti yapmaktadır. Şatonun türistik cazibesi günden gün artmakta ve şimdilik yıllık 20 bin türist kabul edilmektedir. Şatonun bir kısmı otel ve konferans salonu olarak kullanılmaktadır.

Ulaşım

Şeremetev Şatosu’nun bulunduğu Yurino kasabası Kazan’dan araba yoluyla yaklaşık 340 kilometre uzaklıktadır, fakat haritada gösterilmeyen yolları denemek isteyenler kestirmeyi kullanarak yolculuğu 185 kilometreye indirebilirler. Bunun dışında Tataristan’nı ve komşu Cumhuriyetleri ziyaret etme kapsamında Kazan’dan Çuvaşistan’nın başkenti olan Çeboksar şehrine gidilebilir. Ve Çeboksar’dan Mari El Cumhuriyeti’nin Yurino kasabasına kalan 80 kilometrelik yolu İdil nehri boyunca vapurla devam ettirebilirsiniz. Böylece tek taşla İdil Bölgesi’nin üç tane Cumhuriyetini gezmiş hem de arada birkaç çeşit taşıt aracını değiştirmiş olursunuz.

Yazı İçeriği : Bulat Nogmanov

TG – Tataristan Gezi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir